May 23

Online Dosya Sorgulama

Merhaba, Yeni dosya sorgulama uygulamamız siz;

Sigortalı, Mağdur, Servis ve Sigorta Şirketi Yetkilileri için hizmete girmiştir.

Dosyalarınızı plaka yada dosya numarasına göre sorgulayabilirsiniz;

  • Dosya durumunu (Açık / Kapalı), servis, plaka, dosya no bilgilerini,
  • Açıksa, neden açık olarak beklediğini, eksik evrak olup olmadığını,
  • Kapalıysa, kargo bilgileriyle dosyanızın Sigorta Şirketine ulaşıp ulaşmadığını,
  • Tramer numarasını (SBM KTT İhbar No) ve kusur durumunu,
  • Tedarikçi bilgilerini (telefon, iskonto oranı, vb..),
  • Mobil onarıma gönderilen parça durumunu öğrenebilirsiniz.

Hemen dosya durumunuzu öğrenme için tıklayabilirsiniz.

Ağu 17

İzmir; Öncülerin Şehri.

Sloganın akılda kalıcı, şehrin farklılığını ortaya çıkaran ve dünyadaki bütün İzmirlileri duygulandırıp harekete geçiren nitelikte olması amaçlanmıştır.. Gücünü geçmişten alıp, geleceğimize yön veren,şehrin marka vaadini, geçmişini ve geleceğini birleştiren Öncülerin Şehri” sloganın kullanılmasına karar verilmiştir.

Bu slogan, İzmir halkının genlerindeki öncü ruha dokunuyor, ayrıca İzmir dışında yaşayan İzmirli’leri bile bu ruhu hatırlamaya çağırıyor. Şehir olarak devamlı ileri gitmemize fırsat sağlıyor. Yeniliklerin önünde duran engelleri kaldırmamızı sağlayacak stratejik kararlar almamızı kolaylaştırıyor.

Diğer yandan “Frontier city of Turkey” şehrin Anadolu’nun en batısında dünyaya açılan limanı olma özelliğini tanımlamanın yanı sıra İzmir’i birçok iş olanağına açılan bir kapı olarak da konumlandırıyor. Yabancı yatırımcılara İzmirliler’in zihniyeti hakkında güçlü bir mesaj veriyor; aynı zamanda yatırımcılara kendilerinin de öncü olduğunu iletiyor. Ziyaret için gelen turistlere ise bir yandan neden bu kadar cevherimiz olduğu konusunda ikna edici bir mesaj verirken, diğer yandan onları İzmir’i keşfetmeye davet ediyor. (Kaynak: http://onculerinsehriizmir.izka.org.tr/slogan/ )

Mar 29

Trafik sigortasında yeni uygulama alkollü ve ehliyetsiz sürücüye yaradı

Kaynak: Hürriyet Gazetesi – Tarih: 14.02.2011

Torba Yasa ile sigorta şirketleri devreden çıkacak, trafik kazasından artık kusurlu, kusursuz herkesin tedavi masraflarını SGK karşılayacak. Yeni düzenlemede kusur oranı kalktığından alkollü, ehliyetsiz, sigortasız araç kullananlar uygulanacak cezai yaptırımın ne olacağı belli değil.

Trafik sigortasında yeni başlayacak uygulama ile artık alkollü ve ehliyetsiz sürücü kusurlu sayılmayacak. Sigortacıların tüm itirazlarına rağmen Torba Yasa’ya konan bir maddeyle kusurlu, kusursuz trafik kazası geçiren herkes kamu, özel ayrımı olmaksızın istediği hastanede tedavi görecek ve tedavi masraflarının tamamını Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) karşılayacak. Bunun için de trafik sigortası primlerinin yüzde 15’i sigorta şirketleri tarafından SGK’ya aktarılacak.

Bugüne kadar sigorta şirketleri trafik sigortasında tazminat ödemelerini kusur oranına göre yapıyorlardı. Alkollü, ehliyetsiz ya da sigortasız araç kullanarak suç işleyen sürücülerin neden olduğu kazalarda ise şirketler, zarar görenlerin sağlık giderlerini karşılıyor sonra da bu sürücülerden ödedikleri paraları hukuk yoluyla alıyorlardı.

Torba Yasa’da yeralan yeni düzenleme ise, kusurlu-kusursuz sürücü ayrımını ortadan kaldırdığı için alkollü, ehliyetsiz ve sigortasız araç kullananlara da herhangi bir cezai yaptırım getirmiyor. Sigortacılar ise, yeni uygulamanın trafik sigortasında ciddi karışıklığa ve haksızlığa yol açacağını savunuyor.

Zararı vatandaşa olacak
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, alkollü veya ehliyetsiz araç kullanarak kazaya neden olan kişilere, o kazada zarar görenlere yapılan tazminat ödemelerinin rücu edilmesi gerektiğini söyledi. Mustafa Su, bugüne kadar yapılan uygulamanın, SGK tarafından devam ettirilmemesi halinde kusurlu sürücülerin verdikleri zararları sigortacılar ve kusursuz vatandaşların finanse edeceğini belirterek, şunları söyledi: “Trafik sigortasında sigorta şirketleri, sigortalıların üçüncü kişilere kusurlu olarak vermiş oldukları zararları teminat altına almakta ve sigortalının kusuru oranında ödeme yapmaktadır. Ancak yeni yasaya göre, hiçbir şekilde kusur değerlendirmesi yapılmadan, SGK tarafından ödeme yapılacaktır. Oysa sosyal devlet kavramı içinde ele alındığını düşündüğümüz bu uygulamanın sigortacılıkla ilgisi olmadığı gibi; faturası, ödenen sigorta primine göre aracını dikkatli kullanarak kaza yapmayan, kurallara uygun hareket eden kusursuz vatandaşlara ya da bu farkı primlere yansıtamayacak sigortacılara çıkacaktır.”

Kusur tamamen kalkıyor
Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, bugüne kadar trafik kazasına karışan tarafların tedavi giderlerinin kusur oranında sigorta şirketleri tarafından ödenirken, yeni yasa ile sigorta şirketleri aracılığı ile tahsil edilen primler karşılığında, SGK tarafından kusur gözetmeksizin ödeneceğini söyledi. Ragıp Yergin, yasanın uygulamaya girmesi halinde alkollü ve ehliyetsiz araç kullanımı gibi kusurluluk durumuna dayalı bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Zorunlu sigortalarda sistem kusurluluk üzerine kuruludur. Torba Yasa’da ise, bu ayrım yok. Alkollü veya ehliyetsiz sürücülerin sebebiyet verdiği kazalarda, sigorta şirketleri olarak bizler zarar gören üçüncü kişinin tedavi giderlerini ödüyoruz. Sonra bu miktarı, alkollü veya ehliyetsiz araç kullanan sigortalıya rücu ederek, geri alıyoruz. Bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmaz ise, alkollü veya ehliyetsiz sürücülerin üzerine rücu ile gidilemeyecek ve bu kişilerin verdikleri zarar için takipsizlik söz konusu olacak” dedi.

SGK’ya aktarılacak pay çok yüksek
ANADOLU Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, yeni uygulama ile trafik sigortası primlerinden yüzde 15’lik bir payın SGK’ya devredileceğini belirterek, bu konuda şunları söyledi: “İstatistiklere bakıldığında, bugüne kadar sigorta sektörü tarafından ödenen tedavi giderlerinin, alınan prime oranı ortalama yüzde 5-6 seviyelerinde. Bu durumda SGK’nın, talep ettiği maksimum yüzde 15’lik pay ise çok yüksek. Diğer taraftan, Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı yüzde 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkili. Sektör istatistiklerine rağmen, SGK tarafından bu kadar yüksek bir oranın belirlenmesinin nedeni, yasa çıkmadan önce meydana gelen kazalar için uygulamanın geçmişe dönük bir şekilde yürütülecek olması şeklinde yorumlanmakta. Bu da sigorta şirketlerinin ya primlerini ya da zararını arttıracaktır.”

Sigorta teminatından tedavi gideri çıkıyor
LIBERTY Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, sigorta şirketlerinin trafik kazasında, bedeni zarar gören kişilerin tedavi masraflarını kusur ilkelerine göre ödediklerini ve bu teminat için alacakları risk primini kendi sonuçlarını dikkate alarak belirlediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni yasa, trafik poliçesinin teminat kapsamından tedavi giderlerini dolaylı olarak çıkarıyor. Sadece trafik sigortasından değil, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan tüm zorunlu sigortalar için bu durum söz konusu. Burada en önemli sorun, SGK’ya devredilecek oranın tespiti konusu ki, bu teminatın risk priminin doğru hesaplanması çok önemli. Risk priminden fazla devir yapılması nedeniyle bugün trafik sigortasından zarar eden şirketlerin zararı daha da artacaktır.”

Kas 05

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Kapsamında Parça Tedariğine İlişkin Sektör Duyurusu

Hazine Müsteşarlığından                                                                          27.10.2010

            Bilindiği üzere, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı B.2 nci maddesinin 4 üncü fıkrası;

            “Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğeri parça ile değiştirilme imkânı yok ise yenisi ile değiştirilir. Bu durumda taşıtta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.”

            hükmünü amir olup, anılan hüküm gereği öncelikle hasarlı aracın tamir edileceği, bunun mümkün olmadığı veya eşdeğer parça ile değiştirilmesi imkânı yoksa yenisi ile değiştirileceği açıktır.

            Diğer taraftan,  Kara Taşıtları Kasko Sigortası uygulamasında ise parça tedarikinin içeriği sözleşme taraflarınca belirlenmektedir.

            Konuyla ilgili olarak Müsteşarlığımıza ulaşan başvurulardan, hasarlanan araçların tamiratı sırasında eşdeğer ve orijinal parça uygulamalarıyla ilgili sorunların yaşandığı müşahede edilmektedir.

            Nitekim, Rekabet Kurumu tarafından istihsal edilen 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”’inin 3 üncü maddesinde orijinal parça ve eşdeğer parça sırasıyla;

            “r) Orijinal yedek parça, bir motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olan ve söz konusu motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçaların veya yedek parçaların üretiminde sağlayıcı tarafından getirilen spesifikasyonlara ve üretim standartlarına göre üretilmiş yedek parçalar anlamına gelmektedir. Aracın parçaları ile aynı üretim bandında üretilen yedek parçalar da bu kapsamdadır. Bu parçaların, söz konusu aracın montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olduğunun ve araç üreticisinin spesifikasyonlarına ve üretim standartlarına göre üretildiğinin parça üreticisi tarafından belgelendirilmesi halinde, aksi kanıtlanana kadar, orijinal yedek parça olduğu varsayılır.

            s) Eşdeğer kalitede yedek parça; bir motorlu aracın montajında kullanılan parçalarla eşdeğer kalitede olduğu varsa mevzuat gereği aranan mecburi standartlara uygunluğunun üreticisi tarafından belgelendirilmesi gereken parçalardır.”

            olarak tanımlanmıştır.

            Bu çerçevede, sigortalıların ve hak sahiplerinin mağdur edilmemesini teminen parça tedarik uygulamasının anılan Tebliğde yer alan tanımlamalara uygun biçimde yürütülmesi gerekmektedir. Aksi durumlarda sorumlular hakkında 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 34 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (f) bendi uyarınca müeyyide uygulanacaktır.

Eki 07

Sigorta Eksperleri Tarafından Yapılabilecek İşlemlere İlişkin Sektör Duyurusu

 Hazine Müsteşarlığından                                                                   23.09.2010

          Müsteşarlığımıza iletilen çeşitli yazılarda “Yangın, doğal afet, kaza ve hırsızlık” ve “Mühendislik” dallarında ruhsatnamesi olan sigorta eksperlerinin Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) lisanslanan değerleme uzmanı olarak faaliyette bulunup bulunamayacağı ile trafik kazası sonrası yapılan onarımlar nedeniyle araçlarda oluşan değer kaybı konusunda talepte bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara bu hususta ekspertiz raporu düzenlenmesinin ilgili mevzuata aykırılık teşkil edip etmeyeceği, bu tür bir ekspertiz faaliyetinin eksperin görevleri arasında olup olmadığı hususlarında görüş talep edilmekte olup, tereddütleri gidermek üzere söz konusu işlemlere ilişkin aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.

            Bilindiği üzere, sigorta eksperlerinin Sigortacılık Kanununun 22 nci maddesi uyarınca gerçek kişi olarak mutat veya tüzel kişi olarak münhasıran sigorta eksperliği faaliyetinde bulunmaları gerekmekte olup, gerçek veya tüzel kişi eksperlerin eksperlik faaliyetini sürdürdükleri işletmelerinde sigorta eksperliği dışında faaliyette bulunmaları mümkün değildir.

            Bununla birlikte, ilgili eksperlik dalında ruhsatı bulunan eksperlerin mesleğin niteliği ile bağdaşmayan işlerden olmamak kaydıyla, söz konusu dallar ile bağlantılı olabilecek ve konusu sigorta olmamakla birlikte değerleme ve kıymet tespiti gibi eksperlik görev alanıyla ilgili konularda faaliyet göstermelerinin, 5684 sayılı Kanunda belirtilen başka faaliyet yasağı kapsamında değerlendirilmeyeceği mütalaa edilmiştir. Ancak, bahse konu işlemlerin ilgili mevzuatta aranan şartların yerine getirilmesi ve gerekli izinlerin alınması koşuluyla yapılabileceği izahtan varestedir.

           Diğer taraftan, Sigortacılık Kanununda yer alan “Sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi” sigorta eksperi tanımı çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, sigorta poliçelerine konu olup olmadığına bakılmaksızın kaza sonrası araçlarda oluşan değer kaybı konusunda talepte bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara bu hususta sigorta eksperlerince ekspertiz raporu düzenlenmesinde sigortacılık mevzuatına aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Eski yazılar «